surviving în Turcă

pronunție
s. sağ kalan, hayatta kalan, kalan, geride kalan, geriye kalan

Propozitii exemplu

Their company survived the crisis.
ޞirketleri krizi atlattı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Will newspapers be able to survive?
Gazeteler varlıklarını sürdürebilecekler mi?
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
How long can a dead language survive?
Ölü bir dil ne kadar süre yaşayabilir?
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Only one person survived the accident.
Sadece bir kişi kazadan sağ kurtuldu.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Nicholas thought he had a chance to survive.
Nicholas hayatta kalma şansı olduğunu düşündü.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
None of the old trees survived the fire.
Yaşlı ağaçlardan hiçbiri yangını atlatamadı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Only two people survived the earthquake.
Sadece iki kişi depremi atlattı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Nicholas understands what it takes to survive.
Nicholas hayatta kalmak için ne gerektiğini anlıyor.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Could you survive alone in the wilderness?
Vahşi hayatta tek başına yaşayabilir misin?
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
She was the only one to survive the crash.
Kazada hayatta kalan tek kişiydi.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!

Sinonime
flourishing: thriving, profitable, prospering, successful, going along fine



dictionary extension
© dictionarist.com