excite în Turcă

pronunție
f. heyecanlandırmak, heyecan uyandırmak, telaşlandırmak, azdırmak, tahrik etmek, kışkırtmak, uyarmak, neden olmak, uyandırmak

Propozitii exemplu

Nicholas is excited about the upcoming game.
Nicholas yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
Everybody was excited by the news.
Herkes haberle heyecanlandı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
It is an exciting time of the year.
Yılın heyecan verici bir zamanıdır.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
The final match was not so exciting.
Final maçı çok heyecan verici değildi.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
The game got more and more exciting.
Oyun gittikçe daha heyecan verici oldu.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
I am excited at the prospect of seeing her.
Onu görme olasılığından heyecanlıyım.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
The story got more and more exciting.
Hikaye gittikçe heyecan verici oldu.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
His story excited everyone's curiosity.
Onun hikayesi herkesin merakını uyandırdı.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
We were excited as we watched the game.
Oyunu izlerken heyecanlıydık.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!
The space race was an exciting time in history.
Uzay yarışı tarihte heyecan verici bir dönemdi.
pronunție pronunție pronunțieu Report Error!




© dictionarist.com